Ana sayfa

YENİLİKÇİ BİR ANİMASYON

Animasyon teknolojisinde yeni ufuklar açan yapım şirketi Pixar imzası taşıyan ve çocuklardan çok yetişkinlere hitap eden “The Incredibles / İnanılmaz Aile” sinemalarda

Beyazperdenin çok sevdiği süper kahraman öyküleriyle, 60 ve 70’li yılların gerilim dolu casus filmlerini harmanlayan aksiyon dolu animasyon, bu hafta sinemalarda.

“Toy Story / Oyuncak Hikayesi”, “Monsters Inc. / Sevimli Canavarlar” ve “Finding Nemo / Kayıb Balık Nemo” gibi harika animasyonları yaratan Pixar stüdyolarının yeni ürünü “İnanılmaz Aile”, animasyon dehası Brad Bird imzalı. Bu yıl Oscar ödüllerinde adını sıkça duyacağımız filmlerden biri olacağını düşündüğüm yapım, bütün üyeleri birer süper kahraman olan orta sınıf bir Amerikan ailesinin öyküsü.

Parr ailesinin reisi Bob Parr, olağanüstü kas gücüne sahip, atik ve çevik bir süper kahraman. Ama kahramanlık yapması yıllar önce çıkan bir yasayla yasaklanmış. Artık sıkıcı ve tekdüze bir masa başı işi var Bob’un ve oldukça görkemli bir göbeği. Eşinden gizli, en yakın arkadaşı, kendisi gibi normal ötesi özelliklere sahip bir diğer ‘süper’ olan Frozone ile arada bir geceleri dışarı çıkıp eski güzel günleri anıyorlar. Kanun kaçaklarının peşlerine düşüyorlar yani. Frozone, bir buz adam. Buz üzerinde akrobasi yapabilen, buz üreten, inanılmaz hızlı bir kahraman o. Günün birinde kimden geldiği belirsiz bir teklif alır Bob. Ve düşünmeden kabul eder bu teklifi. Çünkü dünyayı kurtarmak vardır işin ucunda. Fakat teklif samimi değildir, eski bir düşmanın tuzağıdır o kadar. Bob, vakit kaybetmeden çağrıldığı yere gider ve kendi için hazırlanan tuzağa düşer tabii. Evde onu bekleyen eşi Helen de eski bir süper kahramandır. Ve adı da Elastigirl’dür. Olağanüstü esneklikteki kadın kahraman, hemen kocasının yardımına koşar. Ailenin üçü de birer süper kahraman olan ama genetik yeteneklerini sergilemeleri yasaklanmış çocukları da anne-babalarının peşinden gitmeye karar vermişlerdir. Görünmez olabilen evin büyük kızı Violet, onun olağandışı bir hızla hareket edebilen kardeşi Dash ve en küçük kardeş, daha doğrusu yetenekleri son ana dek bilinmeyen evin bebeği Jack Jack, süperlik diplomalarını alabilecek bir maceraya aileleriyle birlikte atılırlar.

Bond filmlerinden, Süperman, Batman , Spiderman, Hulk gibi kahramanlardan, “The Simpsons / Simpson Ailesi”nden ilham alan animasyon, Amerikan sansür kurulu tarafından birçok çizgi filme verilen ‘G’, yani herkes izleyebilir yerine, ‘PG’ yani, çocuklar ancak yetişkinlerle birlikte izleyebilir değerlendirmesi almış bir yapım. Bugüne dek yapılmış en kompleks bilgisayar animasyon çalışması olan filmde yer alan karakterlerin tamamı insanlardan oluşuyor. Filmin öyküsü fütürist ve retro nostaljik özellikler içeren farklı bir evrende geçiyor sanki. 60’lı yılların toplumsal yaşam biçimi ve değerler sanki gelecekteki büyük bir metropolün içine yerleştirilmiş. Özgün hikaye ve karakterler dışında kostüm ve müzik çalışması da yapımın değerini artıran önemli unsurlar arasında. Filmin seslendirme kadrosunda da ünlü isimlere rastlıyoruz. ‘Bob Parr’ı Craig T. Nelson seslendirirken, ‘Elastigirl’ü Oscar ödüllü aktris Holly Hunter konuşmuş. Usta aktör Samuel L. Jackson’da seslendirme kadrosunun bir diğer ünlü ismi.

Bob, Helen, Violet, Dash ve Jack Jack Parr, Frozone, Edna Mode ve filmin kötü adamı Syndrome, bizi inanılmaz bir yolculuğa çıkarıyorlar. Klişeleşmiş ailevi değerlerle kimi zaman dalga geçen, kimi zaman kafaca sağlıklı ve birbirini seven, destekleyen aile kavramına övgüler yağdıran, yerleşik düzeni tiye alan, dayanışma, dostluk, sevgi ve aşkı baş köşeye oturtan hiciv ve mizah dolu pırıl pırıl bir film, aslında yeni bir deneyim “İnanılmaz Aile”. Yetişkinler için yapılmış, teknolojinin son ürünü bir masal, izlediğimiz. İçinde hepimizin ailesinden, yakınlarından birer parça bulacağı sıkı bir komedi. Dünyanın gidişatı ve yaşadığımız vahşi dünyanın tespiti sanki. Amerikan orta sınıfının röntgeni, onların değerlerinin alt alta dökümü. Ciddi bir eleştiriyi sevgi ve umutla yoğuran bir aile masalı.

Kuzey Amerika sinemalarında on sekiz günde 179 milyon dolar hasılat elde eden 92 milyon dolar bütçeli film, çocukların sömestr tatiline girdiği hafta vizyona çıkmasıyla, onlar ve aileleri için çok keyifli bir seyirlik olacak. Fakat bence, çocukları götürdükten sonra bir kez de yetişkinlerin yalnız başlarına izlemeleri gereken bir filmle karşı karşıyayız. Göbekli, önlüklü, bizi bir hapishane gibi çevreleyen ofislerimizde, mutfaklarda, evlerde, sokaklarda umutsuz, rutine girmiş bir biçimde yaşarken bir anda içimizden gelen kahramanın sesini duyabiliriz belki o zaman. Eskiden çok iyi tanıdığımız kendimizin süper kahramanı olan ‘o içimizdeki biz’ ortaya çıkar belki birden ve ‘hadi’ der, elimizde gazetemiz, bizi uyutmaya programlanmış televizyonun karşısında uyuklarken, ‘hadi çabuk ol, bizden yardım bekleyen insanlar ve kocaman bir dünya var dışarıda. Silkelen, kendine gel. Kim olduğunu hatırla. En azından memnun olmadığın şu halinden kurtul. Sen bir kahramansın… Unutma, illaki süper özelliklere sahip olman gerekmez, şunu bil ki her insan bir kahramandır.’ ‘Yaşamak, kahramanlık gerektirir.’

MURAT ERŞAHİN