VİZYONDA BU HAFTA ( 1 EKİM 2004)
GERÇEK BİR EMİR KUSTURİCA FİLMİ
Ünlü yönetmen, son filminde eski filmlerinin naif ve orijinal atmosferini yakalamış görünüyor
BİR MUCİZEDİR YAŞAMAK (Life is a Miracle)
Yönetmen : Emir Kusturica
Senaryo : Emir Kusturica, Ranko Bozic
Oyuncular : Slavko Stimac, Natasa Solak, Vosna Trivolic, Vuk Kostic, Aleksander Bercek
2004 / Sırbistan-Karadağ ve Fransa ortak yapımı
Sırpça / 155 dk.
Bosna 1922. Belgradlı Sırp mühendis Luka, opera sanatçısı karısı Jadranka ve futbolcu olmak iseteyn oğlu Milos ile şehirden uzak bir dağ köyünde yaşamaktadır. Luka’nın görevi, bölgeyi turist cennetine çevirecek tren yolunu inşa etmektir. Kendini işine ve ailesine adamış olan Luka, yaklaşmakta olan savaşın sesine kulaklarını tıkamıştır. Ancak kısa sürede savaş patlar ve Luka’nın hayatı altüst olur. Karısı, Macar bir müzisyenin kollarında evi terk eder, Kızılyıldız’dan transfer teklifi alan Milos ise cepheye çağrılır. İyimser Luka, savaşın kısa sürede biteceğini ve herkesin eve döneceği günü beklemektedir. Karısı geri gelmez, oğlu ise esir düşer. Bir gece Luka’nın kapısı çalar ve uyanık Sırp askerleri, Müslüman bir kız olan Sabaha’yı, Luka’ya esir tutması için teslim ederler. Savaştan önce, Luka’nın hastaneden tanıdığı hemşire Sabaha ve Luka arasında kısa zamanda farklı bir ilişki doğar. İkisi de birbirlerine aşık olmuşlardır. Fakat Sabaha, sırp bir esirle takas edilecektir ve esir, Luka’nın oğlu Milos’tur.
Ünlü yönetmen Kusturica, şimdilik son filminde yine oldukça başarılı. Hatta kimilerine göre ‘kendini tekrar etse de’, ilk filmlerinin samimi havasını yakalamış gibi. İlk iki filmi olan 1981 yapımı “Dolly Bell’i anımsıyor musunuz?” ve 1985 tarihli “Babam İş Gezisinde”nin tüm özelliklerini ve samimi anlatımını tekrar yakalamış usta sinemacı. Aşk dediğimiz o muhteşem duygunun filmini çekmiş tekrar, türlü kötülükler, felaketler ve aksiliklere rağmen adına ‘yaşam’ dediğimiz armağanın ne kadar mucizevi olduğunu hatırlatmış bizlere. Balkanları acıya boğan kanlı savaşı fon alan Kusturica, karikatür tadında tiplemeleriyle ve sıcacık anlatımıyla, yaşamın ve aşkın büyüsünü anlatmış yine. Üstelik gayet sakin bir tonda ve sıcacık. Kusturica’nın tüm filmleri gibi bunun da, izleyene en azından muhteşem bir müzik ziyafeti sunduğu kesin. Kusturica’nın imzaladığı müzik çalışması yine dört dörtlük. Oyuncular nefis, görüntüler bir harika. Kısacası kaçırılmaması gereken bir sinema şöleni “Bir Mucizedir Yaşamak”. Mutlaka izleyin. (8.5/10)
DÖRT DÖRTLÜK BİR DEVAM FİLMİ
Matt Damon’un başrolde iyi bir performans sergilediği film, “Geçmişi Olmayan Adam / The Bourne Identity”nin kaldığı yerden başlıyor.
MEDUSA DARBESİ (The Bourne Supremacy)
Yönetmen : Paul Greengrass
Senaryo : Robert Ludlum’un kitabından, Tony Gilroy
Oyuncular : Matt Damon, Franka Potente, Joan Allen, Brian Cox, Julia Stiles, Karl Urban
2004 / ABD-Almanya ortak yapımı
İngilizce / 108 dk.
Eski ajan ve tetikçi Jason Bourne, yeni macerasında geçmişinin kirli sayfalarını açığa çıkarıyor ve onları temizlemek en azından günah çıkartmak için tehlikelerle dolu macera dolu bir yolculuğa çıkıyor.
İlk filmin kaldığı yerden başlayan “Medusa Darbesi”, tıpkı ilk film gibi ünlü best-seller yazar Robert Ludlum’un aynı adlı romanından uyarlanmış. Filmin yönetmen koltuğuna oturan isim ise tüm dünyada ve ülkemizde oldukça beğenilen “Bloody Sunday / Kanlı Pazar” filmine imza atan Paul Greengrass. Yetenekli yönetmen, her sahnesi aksiyon dolu olan bu casusluk öyküsünü çok başarılı bir şekilde kotarmış ve değme aksiyon yönetmenlerine taş çıkarmış. Özellikle araba takip sahnesi muhteşem. Matt Damon’un çok iyi bir performans sergilediği filmin sürpriz konuk oyuncusu ise İsveçli yönetmen Lukas Mooddyson’un “Lilya 4 ever / Daima Lilya”sının genç yıldızı Oksana Akinshina. Son derece gerçekçi, gerilim dolu, temposu gittikçe artan, çok iyi bir macera filmi “Medusa Darbesi”. Türün meraklıları içinse zaten bir mecburiyet. (7.5/10)
FİLM SETİNDE DÜELLO
İspanyol yapımı western, türlü göndermeler yapan ilginç bir deneme
800 DAMLA YAŞ (800 Bullets)
Yönetmen : Alex de la Iglesia
Senaryo : Jorge Guerricaechevarria
Oyuncular : Sancho Gracia, Angel de Andres, Manuel Tallafe, Luis Castro
2002 / İspanyol yapımı
İspanyolca-İngilizce / 124 dk.
Yıl 2002. Amerika/Teksas, Tabernas çölü. “Teksas Hoolywood” yıllardır film çekimleri durdurulmuş tozlu bir Batı kasabasıdır. Eski set çalışanı Julian’ın hayattan fazla bir beklentisi yoktur. O ve marjinal arkadaşları tuhaf bir nostalji içinde yaşamaktadırlar. Korkak bir haydut olan Cheyene, ondan iki kat korkak Manuel, şanssız aylak Arrastrao, üzgün ve mutsuz Ahorcado, lanet İtalyan Enterrador ve kasabanın sahibi Don Mariano. Yarım düzine çingene ise sokaklarda yerli kostümleriyle dolaşmaktadır. Kahramanlarımız, kasabaya gelen birkaç turiste aksiyon ve düello sahnelerini canlandırarak hayatta kalmak için para kazanmaya çalışmaktadırlar. Bir gün aniden Julian’ın torunu olduğunu söyleyen küçük bir çocuk kasabaya gelir ve tüm arkadaşların hayatı bir anda değişir.
İspanyol yapımı şirin bir western. Günümüzde geçen western komediyle duygusallığı iyi harmanlamış. 2000’li yılların spagettisi. (5.5/10)
KÜBA, DANS VE AŞK
Havana sokaklarında geçen gençlik filmi, başrolde ‘dans’ın olduğu sevimli bir yapım.
KİRLİ DANS 2 (Dirty Dancing: Havana Nights)
Yönetmen : Guy Ferland
Senaryo : Kate Gunzinger, Peter Segal
Oyuncular : Diego Luna, Romola Garai, Sela Ward, John Slattery
2004 / ABD yapımı
İngilizce / 86 dk.
1958. Küba’nın başkenti Havana’dayız. Faşist rejim sallanmakta, Castro’nun sesi yükselmektedir. Tüm ülke yakındaki devrimi beklemektedir. Bu karışık günlerde Amerikalı bir aile iki kızlarıyla birlikte iş için Havana’ya gelirler. Kızlardan büyük olanı, yani Katey içine kapanık, çalışkan ve idealist bir tiptir. Babasının yine Amerikalı olan patronunun yakışıklı oğlu ondan hoşlanmaktadır. Fakat Katey, kaldıkları otelde garson olarak çalışan Kübalı genç Javier’i beğenmektedir. Ailesini geçindirmeye çalışan Javier’in de en büyük hobisi aynı Katey gibi, dansetmektir. İki genç 5000 dolar ödüllü dans yarışmasına katılmaya karar verirler. Fakat iki partner arasındaki aşk, imkansızlıklarla doludur.
Başrolde oynayan yetenekli Diego Luna’ya, yeni keşiflerden güzel aktris Romola Garai eşlik ediyor. 87 yılının ‘hit’ filmi “Dirty Dancing”in senaryosu değişmiş, 2000 versiyonu olarak lanse edilen filmde, ilk filmin yıldızı Patrick Swayze, Katey’nin dans hocası rolünde yapıma konuk sanatçı olarak katılıyor. Gençler, dans, aşk, Latin müziği ve hepsinden öte güzel kent Havana… Dekor, kostüm, kareografi oldukça iyi. Bir buçuk saatin karşılığını veren bir seyirlik. (5.5/10)